Connect with us

Hi, what are you looking for?

Enflasyondan korunmak

Econ 101

Okunma Süresi: 8 Dakika

Enflasyondan Korunmak İçin Neler Yapılmalı?

Enflasyon hakkında konuşmadan önce aslında nominal varlıkreel varlık nedir bunun bir ayrımını yaparak başlamak gerekiyor. Nominal varlık nedir diye anlatmadan önce de para nedir diye konuşmak gerekiyor. Para nediri anlattıktan sonra da monetary system diye adlandırılan para sistemi nedir onu anlatmak gerekiyor. Fakat bunların herbiri kendisi başlı başına birer yazı gerektireceğinden sadece lazım olduğu yerlerde kısaca ve gerektirdiği kadar bir tanım yapıp asıl konuşacağımız konu üzerinde ilerlemeye devam edeceğiz. Şimdi nominal varlık ve reel varlık tanımlarını yapıp aralarındaki farklar nelerdir bundan bahsedelim.

Reel varlıklar nominal varlıklar ile satın alınır. Bugün para diye diye bildiğimiz, tarihi de aslında çok eski olmayan banknote, banknotlar yani kağıt paralar, günlük transaksiyonların gerçekleştirilebilmesi için kullanılır. Yani 100 TL’lik kağıt parayı verirsiniz ve ihtiyacınız olan o mal ya da hizmeti ne ise artık onu satın alırsınız. Nominal varlıklar, üzerinde bir face value vardır, aynı monopoly parası gibi ya da poker chip’i gibi üzerinde yazan değeri taşırlar. Herbir ayrı banknot üzerinde yazan değer eğer aynı ise aynı değere sahiptir. Buna da fungibility deniyor ve bu değer ise tamamen itibaridir. Yani “o paranın üzerinde yazan değer sanki varmış gibi davran şen şimdilik ben bunun karşılığını vereceğim” denmişçesine davranılır. Aslında bunu da zaten demiştir birileri. Kimdir bu birileri, bu birileri aslında merkez bankalarıdır. Bugünkü finansal sistemin gerektirdiği  şekilde merkez bankaları tamamen serbesttirler. Dikkat edilirse TCMB, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’dır adı, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası değil. Çünkü eğer bu Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası olsaydı, devlet yönetimini seçimle ele alacak olan hükümet iradesi, dolayısıyla merkez bankasının da üzerinde tahakküm sahibi ve/veya yöneticisi olurdu. Fakat hükümet merkez bankasını halihazırda içinde bulunduğumuz sistem itibariyle o hükümetin iktidar alanı içerisinde değildir daha doğrusu bu evsafta düzenlenmiştir kurumsal yapısı. Nasıl devlet ile hükümet ayrı şeyler değil ise, merkez bankası da bir devletin devlet olabilmesi için gerekli bağımsız değişkenlerden biridir. Matematiksel olarak ifade edecek olsaydık, linearly independent diyecektik buna. Aynı şekilde yargı da böyledir. Yargının içerisinde hükümetin de tabii ki temsilcileri olacaktır aynı merkez bankasında olduğu gibi fakat bu kurumlar özleri itibariyle tamamen özgür ve bağımsız olmalıdırlar. Değil ise o devlette ciddi sorunlar oluşacaktır gelecekte.

Merkez bankaları bu şekilde bir itibara sahip olurlar ve ülke içerisindeki tasarruflardan oluşan mevduatların bir kısmının da rezerv olarak kullanılıp bunları kendi yaratacakları itibarı bir kağıt paranın teminatı olarak kullanılması usulüyle bu kağıt banknotları ihraç eder ve sonrasında da günlük transaksıyonların gerçekleştirilmesinde işlemlerin olabildiğince sürtünmesiz şekilde ifa edilmesini sağlar. Kısacası bu itibarı kağıt para, kabaca, paranın üç temel işlevini de sorunsuz şekilde yerine getirebilmelidir. Bu da a store of value, yani varlık saklama aracı olması, a measure of values yani fiyat belirlemede güvenli şekilde kullanılabilmesi ve an exchange medium yani alışverişlerde kabul görülerek rahatlıkla kullanılabilmesidir. Çok kabaca konuşursak eğer, itibarı yüksek olan birinin peçeteye yazacağı bir not dahi kağıt paradır diyebiliriz. Zaten banka çekleri de bir nevi böyledir. Çek o bankanın çekidir fakat üzerinde o çekin üzerinde çeki yazan kişinin imzası vardır ve ödeme hamiline yapılır şeklinde imzalandıysa, bu “bu çeki elinde tutan kimse burada yazılı miktar o kişiye ödensin” demektir. Peki bunun karşılığı nerededir? Hani çok duymuşuzdur, “karşılıksız çek” lafını, bunun aynısı da enflasyon için geçerlidir. Merkez bankasının ihraç ettiği birer çek gibi düşünürseniz bu kağıt paraları -dikkat ederseniz o sıradaki merkez bankası başkanının imzası vardır o paranın üzerinde- bu çekin, yani kağıt paranın, yavaş yavaş değerini yitirmesi, çeklerde bir anda karşımıza çıkan, karşılıksız olma durumunun, kağıt paralarda yavaş yavaş gerçekleşmesi durumudur. Bir çekin karşılıksız olup olmaması bankada üzerinde yazan miktar kadar karşılığının olup olmaması ile alakalıdır, bunun aynısı kağıt paralar için de geçerlidir ve merkez bankası rezervleri aslında bu işlevi görür.

Enflasyon nedir, nasıl olur?

Enflasyon peki nasıl olur? Kelime anlamı İngilizce inflate yani şişirmek aynı bir balonu şişirmek gibi, inflation, şişme, genişleme anlamında bu şişmek fiilinin isimleşmiş halidir. Ekonomide de bu fiyatların şişmesi anlamında kullanılır. Bu minvalde, eğer bu merkez bankası rezervleri azalırsa ve aynı zamanda da tedavüldeki kağıt para miktarı artarsa, dolayısıyla ortalıkta dolanan paranın değeri kaybolacaktır. Bu değer kaybı da bu parayı kullananlar tarafından hissedildikçe de bu parayı kullanmak istemeyecektir insanlar. Dolayısıyla da yukarıda listelediğimiz paranın para olmasına sebep olan üç özelliğin yavaş yavaş yitirilmesi ile karşı kaşıya kalınacaktır. Dolayısıyla yine, o kağıt para, para olma özelliğini yitirdikçe kağıtlaşır. Yani itibarı kayboldukça para olma özelliğini yitirir ve bir kağıt parçasına dönüşür. Bu itibarın bir kısmı davranışsal değişkenlere bağlı iken bir kısmı da gerçek varlıklara dayanır. Nasıl karşılığı olmayan bir çekin hiçbir değeri yoksa itibarı olmayan bir kağıt paranın da değeri olmayacaktır. Dolayısıyla insanlar bu parayı ceplerinde taşımak istemeyeceklerdir. Bu da o kağıt paranın değerini daha da hızlı yitirmesi manasına gelir. Bu ta ki o kağıt paranın tekrardan itibarını geri kazanana kadar devam eder. Bu, itibar kaybına sebep olan siyasi iktidarın değişmesi ile de olabilir, gerçekten merkez bankası rezervlerinin yükseltilmesi ile de olabilir fakat en iyisi her ikisinin de beraber olduğu durum olacaktır ve o durumun korunması için gerekli bütün rasyonel çabaların verilmesi şarttır.

Enflasyonun ne olduğunu anlattık, peki enflasyona maruz kalan bir para birimi ile başbaşa kaldıysak ne yapmalıyız? Tabii ki olabildiğince o parayı elde hiç tutmamak olacaktır. Aslında bütün öneriler bunun üzerine bina edilecek çünkü paranın değeri aynı patlak bir topun zaman geçtikçe havasının kaçması gibi bu para da alım gücünü yitirecektir. Dolayısıyla hazır top şişik iken oynayabildiğimiz kadar oynamamız gerekir, yani o parayı hemen harcamak. Zaten yazının başında da nominal varlıklar ile reel varlıklar alınır demiştik. Fakat bu alınan reel varlıkların ne olacağı konusunda da ince ayrıntılar söz konusu, aslında bu yazıda enflasyonlu bir para birimiyle nasıl şeyler satın almalıyız ki bu alım gücü kaybından olabildiğince az etkilenelim mümkünse de avantaj sağlayalım.

Bu noktada tavsiyelere geçmeden önce enflasyonun iyi yanlarından da bahsetmek gerekiyor. Enflasyonun iyi yanı mı varmış diye düşünebilirsiniz fakat evet gerçekten var. Yalnız bu iyilik hiçbir zaman halkın lehine olmayacaktır. Bunu da kısaca anlatmak gerekiyor. Enflasyon devletin borç stoğunu orta-uzun vadede büyük oranlarda düşürmesine imkan verir. Değer kaybına uğratılıp nominal olara değerinin şişirildiği, inflation, bir para birimi, daha önceleri çok büyük miktarlarda görünen borçların yeni enflasyonlu miktarlara göre artık çok küçük hale gelmeye başlayacaktır. Bu şekilde enflasyona ödetilir borçların bir kısmı. Fakat hepsi bu şekilde ödetilemez tabii ki ama yani nasıl o para cinsinden varlığın alım gücü düşüyorsa, borcun da miktarı azalır aynı şekilde. Bu özelliği gereği, tam bu enflasyon ateşinin harlı olduğu ilk zamanlar olacaklara aşina olan insanlar da bu durumdan faydalanabilir. Nasıl? Banka kredileri yoluyla enflasyonlu para birimi cinsinden borçlanabilirler ve orta vadede o borçları çok rahat şekilde ödenir hale gelecektir. Kısacası o para biriminden borçlu olanlar ve fakat varlıklarını başka şekilde saklayanlar enflasyonlu ortamlardan en çok fayda sağlayan taraftır. Öte yandan stabil bir gelişmiş ekonomide yüksek borçlu olmak, borçların ödenebilirliğinin öngörülebilirliği açısından iyidir fakat, borcun oluşturduğu yük zamanla azalmayacak aşağı yukarı sabit kalacaktır. Fakat enflasyonlu ekonomilerde bu durum birkaç sene içerisinde borç geri ödeme tutarlarının önemini yitirmesi ile karşılık bulacaktır. Bu durumda da o ülkede bankacılık ciddi bir yük altına girebilir.

Banka, munzam karşılık, kredi, para yaratma, faiz

Bankalar tabii kendi yöntemlerini uyguluyorlar fakat banka tarafına girmek şimdi yazıyı daha çok uzatacaktır. Şunu söyleyip geçelim, yukarıda ihraç edeceği kağıt paranın itibarını kendi rezervlerine dayandıran merkez bankası mantığından bahsetmiştik, o merkez bankasının rezervlerinin bir kısmı bankaların zorunlu karşılık oranlarınca, munzam karşılık, merkez bankasına koymak zorunda oldukları para ile sağlanır. Yani bir banka halktan topladığı mevduatın bir kısmını merkez bankasına hem teminat olarak (dağıtacağı kredilerin) hem de ihraç edeceği her türlü finansal enstürmanın zorunlu karşılığı olarak vermek zorundadır. Bu zorunlu karşılıklara mukabil bankaya müşteri bulmaları halinde para yaratma yetkisi verilmiştir. Bu da merkez bankasının bir nevi senyoraj hakkını bankalara da kullandırtması anlamına gelir. Bankada müşteri imzası ve bankanın imzası ile sağlanan mutabakat sonucu para yaratılır. Bu para yaratma işi o bankanın merkez bankasında tuttuğu zorunlu karşılıkların 10 ya da 20 katına kadar açılan bir tavan ile sınırlıdır. Yani bir otomobil kredisi için bankaya giden müşteri bankadan o krediyi alana kadar aslında bankada öyle bir varlık yoktur. O kişinin gelecekte o borcu ödeyeceğine binaen o para o sırada orada yaratılır ve artık bir tür finansal enstürman haline dönüşmüştür. Eski tabiriyle borç senedine dönüşmüştür. Bu krediyi de krediyi alan, borrower, peyderpeyh öder borcunu. Bu toplam geri ödenecek tutarı da -faizi dahil- banka, kendi varlığı olarak kabul eder, çünkü bu para bir ara bankaya geri dönecektir nasıl olsa ve bunu da kendi özsermayesine ekler. Aslında bu banka tarafını anlatırken enflasyonlu ortamlarda neler yapılacaklar tarafında bir unsur daha konuşmuş oluyoruz.

Enflasyondan korunma yolları

Yukarıdaki paragraflarda aslında çaktırmadan size enflasyondan olabildiğince korunmak için yapılacakları bir bir anlattık. Hem de nedensonuç ilişkisi kuraraktan anlattık, şimdi de burada artık direkt olarak liste vereceğiz ve bu önerileri verirken aynı zamanda tam olarak ne yapacağınızı da anlatacağız. Tavsiyeler özellikle maaşlı çalışanlar için daha anlamlı olacaktır. Öte yandan hali hazırda varlık sahibi olanlar için de değerlendirebilecekleri fırsatlardan bahsedeceğiz. En başta belirttiğimiz gibi ana ilkemiz enflasyonlu parayı hemen elden çıkarmak.

Nominal varlıklar için

Bu kategori en beter kategori, enflasyonlu para birimi saatli bomba gibidir, o para kimin elinde ne zaman tamamen değersizleşeceğini kimse bilemez, o yüzden elinde o parayı tutma!

  1. Parayı harca!
  2. Kredi/kredi kartı kullan, (olmayan parayı harca, borçlan!)
  3. Harcama yaparken ödemeleri zamana yay, taksit ile öde, mümkünse ödemeyi ertele.
  4. Maaşına zam iste (en azından dene)
  5. Ödemelerde temerrüde düşme, borçlarını sakın yeniden yapılandırma
  6. Temel ihtiyaçlarını stokla, artan parayla sakın lüks harcama yapma, tasarruflarını enflasyonlu parada tutma reel varlık al.
  7. Sigorta yaptir!

Enflasyonlu para birimi cinsinden reel varlıklar için

Burada işler nispeten biraz daha korunaklı fakat hangi reel varlık üzerinde duruyor para ona göre de değişen bir risk genliği söz konusu. Ekonomik kanun neydi? Nominal varlıklar ile reel varlıklar satın alınır. Bizim kuralımız neydi? Parayı harca!

  1. Elinde enflasyonlu para birimi ile faiz getiren hiçbir kağıt alma! Borçlanma araçları özellikle. Tahviller, özel şirket bonoları, senet-sepet vs.
  2. Enflasyonlu para birimi cinsinden mevduat yapma!
  3. Evin yoksa yukarıdaki mantık kuralınca ev kredisi al fakat yatırım için ev alma! Ev seni enflasyondan korur fakat getirisi yoktur. Sonuçta kirayı da enflasyonlu para birimi cinsinden alacaksın.
  4. Hisse senedi al! (buraya bir şerh koyuyoruz, inceleyeceğiz)
  5. BES (Bireysel Emeklilik Sistemi) dahil olma! Olacaksan da birikimlerini yüksek riskli (altın, hisse senedi vs.) reel varlıklara yatırım yapan fonlarda değerlendir.
  6. Girişim sermayesi yatırımlarından kaçın!
  7. İşine yatırım yap! (borçlanma mantığı, fabrikayı bedavaya getirmek mümkün, borçlar nasıl olsa enflasyonlu para ile ödenecek)
  8. Sahip olduğun hiçbir reel varlığı satma (ev, araba, hisse senedi, altın, eşya vs.)

Enflasyonist ortamda hisse senetleri için yukarıda koyduğumuz şerhi açmak gerekiyor şimdi. Evet hisse senedi alalım fakat hangi sektörden? Yine yukarıda şöyle bir şey demiştik: temel ihtiyaçlara para harcanmak zorunda! Nedir bunlar? Yeme-içme, barınma, giyim. Giyim konusunda insanlar ihtiyaçlarını bir sonraki seneye erteleyebilir fakat eğer yapışkan enflasyon varsa, bu sektörden de hisse senedi alınabilir. Lüks harcama şirketlerine yatırım yapmayın. Gayrimenkul şirketleri enflasyonist ortamın en başında çok avantajlıdır, daha sonra dezavantaja dönüşebilir. Banka hisseleri ise yine avantajlı olacaktır. Temel sebebi ise bankalar faiz spread‘inden, mevduat ile kredi faizi arasındaki makas, para kazanırlar. Enflasyon ortamlarında ise bu makas açılacağı için bankalar daha fazla kâr yazarlar. Fakat bazı çalışmalara göre de enflasyonist ortamlarda kredilerin negatif etkilendiği rapor edilmiş. Yalnız yukarıda kredi kullan uyarısı uyarınca, kredilerin aslında negatif etkilenmemesi gerekiyor. Ancak mevduatta duran para belki azalacağından munzam karşılıkları müsebbibiyle kredi olarak dağıtılabilir miktarın azalması söz konusu olabilir. Fakat dağıtılan krediler bankanın özkaynaklarına eklendiği için bankanın sonuçta değeri artar. Temerrüde düşen kredilerin yeniden yapılandırılması da ayrı bir avantaj olabiliyor bankalar için fakat bu da riskli krediler tarafına girdiği için hisse senetleri bu konuda temkinli şekilde fiyatlanabiliyor. İhracat yapan şirketlerin tercih edilmesi faydalı olacaktır. Örneğin enflasyonlu para birimi cinsinden maliyetlenen/borçlanan fakat geliri döviz ile olan şirketler direkt olarak özkaynak patlaması yapar. Özkaynakları artan bir şirketin değeri artar, değeri artan şirketin de hisseleri değerlenir. Özellikle insanların paralarını harcayacakları sektörler, perakende, gıda, beyaz eşya gibi sektörler bu durumdan oldukça istifade edebilmekteler. Bu şirketlerin diğer bir özelliği de enflasyonu sattıkları ürünlerin fiyatlarına hemen yansıtabilmeleri oluyor.

*Teşekkür: değerli katkılarından dolayı, dragut, medusa, zahid, ve nakern’e büyük minnettarlıklarımı sunarım. Onların katkısı olmadan bu yazı bu kadar renkli olmazdı.

vvsk

Written By

Vitruvius Kadını

1 Comment

1 Comment

  1. Pingback: Enflasyon Borsa İlişkisi - Post Evre

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

.

Bunları da beğenebilirsiniz

BIST

Geçtiğimiz sene 2021 ve hatta 2020‘nin devamı gibi olduğu için 2020‘den bu yana düşünmek daha doğru olacaktır, dünya borsalarında ilginç hareketler gördük. Bundan tabii...

Finans

Bu yazı daha önce başka bir yerde yayınlanmamış, direkt olarak Postevre’ye yazılmış bir yazı olacak ve konumuz da DeFi yani Merkeziyetsiz Finans. DeFi denen...

Ekonomi

Türkiye’de konservatif kapital, yani konservatif kafanın, zihniyetin elindeki sermaye 21. yüzyıl ideallerini anlamanın çok uzağında olduğundan kendisini 21. yüzyılın ikinci yarısına atmayı başaramayacak. Bunun...

Felsefe

Klasik dönem felsefecilerinden Platon ve Aristoteles‘in insan-topluluk-devlet anlayışı üzerinden siyaset nedir, neden yapılır, neden yapılmalıdır gibi konuları konuşacağımız bir yazı olacak. Bunu anlatırken de...

Econ 101

Enflasyonist ortamda paranın değerini korumak için yapılması gerekenler tarafında bu sefer daha özele inip borsa yatırımı enflasyonist ortamda iyi bir fikir midir konusunu tartışmamız...

Econ 101

Merkez bankaları bulundukları ülke piyasanın sorunsuz işlemesi için gerekli para arzını ve akışını kontrol eden bağımsız kurumlar olarak ortaya çıkmışlardır. Bu yazıda merkez bankacılığı...

Sosyoloji

Ta en başta söyleyeyim bu bir fütürizm yazısı değildir, fütürizmi 21. yüzyıl kıraathane muhabbeti olarak görüyorum. Ne o öyle yok sene 3487, galaktik otobanlar...

ABD

Öncelikle bir anahtar sözcük vereyim, bunu Google’da İngilizce aratırsanız eğer, konunun ne kadar önemli olduğuna dair, eğer yoktuysa, bir farkındalık gelişecektir, hali hazırda bir...

Sitemizde bulunan toplam yazı sayısı: 51