Connect with us

Hi, what are you looking for?

repo ve ters repo
istock

Finans

Okunma Süresi: 7 Dakika

Ters Repo Nedir?

Ters repo Açık Piyasa İşlemlerinden, APİ, biridir. Peki Açık Piyasa İşlemleri nedir? Kabaca Merkez Bankası ile Bankacılık Sistemi arasındaki işlemlerin tamamıdır ve bu işlemlerin en önemlilerinden ikisi repo ve ters repodur. Merkez Bankası finansal bir kriz durumunda çeşitli yeni işlemler de icat edebilir. Amerikan Merkez Bankası Fed tarafından bir örnek verecek olursak, pandemi dönemi, QE, Quantitative Easing, Nicel Genişleme yani Parasal Genişleme sırasında Federal Reserve Act uyarınca normal şartlar altında özel sektör borçlanma kağıtlarını alamazken, istinai şartlar altında 13(3) maddesi, gerek görüldüğünde özel sektör borçlanma kağıtlarının da alınabilmesinin önünü açar. Bu istisna maddesi sayesinde Secondary Market Corporate Credit Facility -icat edilen işlemlere bir örnek- yani  İkincil Piyasalar Kurumsal Kredi İmkanı diye belki çevirebileceğimiz yöntem ile bu yeni icat ile Fed ve özel sektör arasında da açık piyasa işlemlerinin yapılabileceği bir pencere açılabilmiştir. Bu da yine kabaca merkez bankalarının asıl varlık sebebi olan piyasa şartlarının sağlıklı oluşabilmesi adına “para politikaları aracılığıyla Bankacılık Sistemi üzerinden piyasayı regüle eder” görev tanımının dışına çıkılarak direkt olarak özel işletmelerin bilançolarına müdahil olma yoluyla da aksiyon alma güçlerinin olduğunu gösterir. Buradaki Bankacılık Sistemi denen şey öylesine bir laf değildir. Tek bir banka ile bir bütün olarak bankacılık sistemi birbirinden çok farklı şeylerdir. Hatta Fed sadece bir merkez bankası da değildir. Federal Reserve System denilen bir yapıdır. Bu da Fed’in yapısının diğer ülke merkez bankalarından daha farklı bir zeminde olmasını sağlar. Burada şunun da söylenmesi gerekir: evet belki bugün bu sistem önceye nispeten sallantıdadır fakat öylesine mükemmel bir kurgudur ki ABD’nin neden çok büyük bir ülke olduğunun da kanıtıdır bu bir bakıma. Gayriresmi zamanlarını katmasak dahi neredeyse 110 yıllık bir yapıdan bahsediyoruz. Böyle bir sistemin kurulabilmesindeki temel ayrım bu yapıyı kurgulayan insanların çok iyi felsefe bilmelidir. Felsefe, bireyi, düşünme eyleminin en doğru şekilde yapılabilmesi için zorladığından ortaya çıkan sonuçlar da harika oluyor.

Şimdi burada Federal Reserve Sistemi ve Bankacılık Sistemi konularına girmeyeceğiz bunlar başka bir oturumun konusu olacak kadar geniş konular, dolayısıyla bu yazının hedeflediği konu değil. Burada genel olarak paranın sirkülasyonunda göbekleme bir giriş yapıp repo ve ters repoyu anlatmak gayesi içindeyiz ve bu işlemlerin de diğer alanlara nasıl sirayet edeceğini konuşacağız. Repo, repurchasing agreement, genellikle piyasada likidite sıkışıklığının geçici olduğu durumlarda, bankacılık sistemi likiditesinin geçici süre için artırılması amacıyla kullanılır. Merkez bankası, açık piyasa işlemleri yapmaya yetkili kuruluşlardan işlem sırasında belirlenen fiyat üzerinden ileri bir tarihte geri satmak taahhüdüyle kıymet satın alır. Geri satım fiyatı, alış işleminin yapıldığı tarihte belirlenir. İşleme taraf kuruluş da işlem vadesinde repo işlemine konu kıymeti satın almayı taahhüt eder. Merkez bankası açısından repo işlemi açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasaya işlem vadesi süresince, repoya tabi kıymetler karşılığında geçici olarak likidite sağlanmasını ifade eder. Başka bir deyişle de bir şekilde para sıkıntısı çeken bir bankanın elindeki menkul kıymetleri çok kısa vadeli şekilde, genellikle gecelik, gecelik faiz terimi de burada türer, merkez bankasına satması ve bunu da o gün belirlenen bir fiyat üzerinden geri alınacağının garanti edildiği bir işlem türüdür. Daha da gerçek hayattan örnek verecek olursak, Merkez Bankası burada rehineci rolü üstlenir. Nasıl kısa dönemli nakit sıkıntısına düşen biri kendisine ait çok kıymetli bir eşyayı gidip bir rehineciye belirli bir fiyat üzerinden satıyorsa ve asıl amacı da borç aldığı parayı geri getirip rehin verdiği o kıymetli eşyayı geri almaksa, burada da benzer bir mekanizma söz konusudur.

Buna mukabil ters repo da yine Merkez Bankası ve Bankacılık Sistemi dahilindeki bir banka arasında gerçekleştirilen fakat bu sefer geri alım sözü verildiği bir anlaşma değil, geri satım sözü verildiği bir anlaşmadır. Yani, ters repo işlemleri, Merkez Bankası tarafından bakıldığında genellikle piyasada geçici likidite fazlası olduğu durumlarda, fazla likiditenin çekilmesi amacıyla yapılır. Merkez Bankası portföyündeki kıymetleri açık piyasa işlemleri yapmaya yetkili kuruluşlara işlem sırasında belirlenen fiyat üzerinden ileri bir tarihte geri almak taahhüdüyle satar. Geri alım fiyatı da satış işleminin yapıldığı tarihte belirlenir. İşleme taraf kuruluş da işlem vadesinde ters repo işlemine konu kıymeti merkez bankasına satmayı taahhüt eder. Merkez bankası açısından ters repo işlemi açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasadan işlem vadesi süresince, verilen kıymetler karşılığında geçici olarak likidite çekilmesini ifade eder. Bu işlemi gerçek hayat örnekleriyle anlatmaya çalışmak daha zordur, çünkü verilen örnekte “böyle bir şey neden istensin ki” düşüncesi yaratabilir fakat illa ki bir örnek verilecekse, arkadaşının kullandığı kol saati çok hoşuna giden birinin arkadaşına “bana bu saati şimdi sat, biraz kullanayım, sana geri söz geri vereceğim” gibi bir anlaşmadır. Repo işlemlerin de bankacılık sistemi paraya ihtiyacı varken, ters repo işlemlerinde de bankacılık sistemi elinde atıl rezerv kaldığı durumlarda elindeki bu fazlayı merkez bankasına park etmesine yarar. Bunun karşılığında da bir miktar faiz alır. Bu işlem de yine repo işlemi gibi kısa vadelidir. Eğer bu ilişkiyi Merkez Bankası ve Bankacılık Sistemi arasındaki bir APİ olarak değil de iki banka arasındaki bir işlem gibi düşünecek olursak, repo işleminin alıcı tarafı (menkul kıymetleri satın alıp para veren) ters repo, satıcı tarafı (menkul kıymetlerini satıp para alan) için repo anlaşması yapılıyor olacaktır. Bu ayrım önemlidir çünkü SPK, Sermaya Piyasasi Kurulu tarafından yayınlanan tebliğde ilgili fonlara “Pay Senedi Repo Pazarı’nda (hisse senetlerinin teminat olarak gösterilip para alınan repo piyasası) taraf olunan ters repo sözleşmelerinin portföylere dahil edilmemesi ve ilgili fonların taraf olacağı pozisyonların kapatılması için son sürenin 28 Nisan 2023 tarihine uzatıldığı” yönünde bir duyurusu yapılmıştır. Zaten asıl konumuz da bunun hisse senedi piyasasını neden etkilediği olacak.

Repo ve ters repo işlemleri sadece Merkez Bankası ve Bankacılık Sistemi arasında gerçekleştirilen bir işlem türü de değildir. Yine repo yapma yetkisi olan kurumların, örnek olarak, banka olmayan finans kurumlarından olan portföy yönetim şirketleri ya da hisse senedi alım satımına aracı olan kurumlar arasında da bu işlemler gerçekleştirilebilmektedir. Aracı kurumlar bu işlemi genellikle kendi müşterilerine kredi olanağı tanıyabilmek adına yaparlar. Çünkü banka olmayan finans kurumlarının kredi yaratma izinleri yoktur. Faktoring, finansal kiralama ya da finansman kurumları gibi ayrıntılara girmeden, kabaca şu ayrım banka ile banka olmayan finans kurumları arasındaki farkı bu yazının konusu çerçevesinde yeterince izah edecektir: banka olmayan finans kurumları özel kişilerin hesaplarına nakit kredi tanımlayamazlar. Asıl fark budur. Dolayısıyla, aracı kurumlar müşterilerine kredi sağlamak için önce kendileri likidite bulmaları gerekir. Aracı kurumlar genel olarak borsalardaki işlemlerin aracılığını yaptığından ve aracı kurum müşterileri de yine genellikle borsalardaki menkul kıymetleri alıp sattığından, buradaki kredi ihtiyacı bu tür repo ve ters repo işlemleriyle sağlanır. Yani bir aracı kurum, repo yoluyla kendine likidite sağlar ve bu likiditeyi hisse senedi alım satımı yapan müşterilerinde talep edenlere kredi açmak suretiyle bir kredi hizmeti olarak sunar. Burada tabii ki repo faizinden daha yüksek bir faiz işletecektir ve bu yolla kâr etmeyi amaçlar. Aracı kurumların bu repo işlemlerini Pay Senedi Repo Pazarı’nda, Pay Piyasası’nda işlem gören BİST 50 endeksine dâhil paylardan Borsa İstanbul tarafından uygun görülenler repo işlemlerine konu olabilir. Bu pazarda organize piyasa içerisinde şirket payları üzerinde repo yapılmasına ve sonrasında bu payların alıcıya teslim edilmesine imkân sağlanması amaçlanır. Burada işi bir kademe daha karmaşıklaştıracağız ve bence çok da zevkli olacak. Bankaların da hisse senedi alım satımlarına aracılık ettikleri portföy yönetim şirketleri vardır. İşte dananın kuyruğunun koptuğu yer de burasıdır. Bankalar, Bankacılık Sistemi dışına çıkaraktan bu repo ve ters repo pazarında işlem yapalar.

Bankaların bu repo ve ters repo pazarinda gerçekleştirdikleri işlemlerden sağlanan fonlar Merkez Bankası zorunlu karşılık yükümlülüklerine tabi değildir. Bugün TCMB ile bankalar arasında, TCMB’nin liralaşma politikası uyarınca ciddi bir itiş kakış söz konusudur. TCMB’nin zorunlu karşılık tebliğleri ile Bankacılık Sistemi kendi bilançolarını yönetmek zorundadırlar. Özellikle bugünlerde ciddi bir enflasyonist dönemden geçen Türkiye ekonomisi, bankaların kur riskinden uzak durmak için pozisyonlarını yabancı para cinsinden tutmak istemelerine karşın, TCMB’nin de kur ataklarını engellemek istemesi üzerine bankalara yabancı para pozisyonları yönetmeleri tarafında belirli hükümler getirmiştir. Aynı esnada Bankacılık Sistemi üzerinde gerçekleştirilen kredi büyümesi ile de ekonominin canlı tutulması amaçlandığından üretilecek enflasyonist etkiden dolayı ortaya bir kez daha kur riski çıkmaktadır. Nasıl bugün hane halkı kendi varlıklarını TL ile ifade edilen varlıklarda tutmak istemedikleri bir durum söz konusu ise bunun aynısı bankalar için de geçerlidir fakat TCMB bankalara bu konuda çeşitli kısıtlamalar getirmektedir. Döviz cinsi varlıklarda taşıyabilecekleri pozisyonların belirli oranlarda olabileceğini şart koşar. Bununla beraber seçim dönemine girildiğinden ve büyüme hedeflerinin tutturulabilmesi açısından ekonominin canlı kalması amacıyla aynı zamanda düşük faizli krediler dağıtmasını ister bankalardan. Fakat bu durum bankaları ciddi bir riskin altına iteceğinden, bankalar özellikle büyük krediler vermek istemediklerinden dolayı, faizleri yüksek tutma eğiliimdedirler. Buna mukabil, Merkez Bankası faiz koridoru içinde kalmayacak kadar yüksek faiz oranlarıyla kredi dağıtılması durumunda bu yüksek faizli kredilerin %90 zorunlu karşılığa tabi olacağını tebliğ etmiştir Ref. Bu da aslında eğer TCMB’nin uygun gördüğü oranlardan verilmeyecek eğer, zorunlu karşık oranının tutturulabilmesi açısından dağıtılabilecek kredi miktarını yarı yarıya düşürür. Bir yandan kredi vererek kâr etmek zorunda olan bankalar, düşük faizli kredi vermeleri zorlanarak göz göre göre zararına para dağıtmaları istenmiş olduğundan ve eğer bu krediler dağıtılmazsa yine düşük faizli devlet tahvilleri tutmak zorunda kalacaklarından ötürü zorunlu karşılığa tabi olmayan bu ters repo işlemleri ile ellerindeki fazla Türk Lirası’nı bu pazara park ederler. Böylece hem ellerindeki TL’den kurtulmuş olurlar hem de zorunlu karşılık oranlarını tutturarak bankacılık kuralları içerisinde kalmış olurlar.

Hisse senedi piyasasındaki büyük dalgalanmalaya gelelim. SPK, Sermaya Piyasası Kurulu tarafından bu ters repo işlemlerinin tekrardan yinelenmelerinin son bulacağı haberi sebebiyle bankacılık hisse senetlerinde ciddi satış baskısı yarattı. Yine bu ters repo pazarında işlem yapan fonların bu işlemleri gerçekleştiremeyeceği sebebiyle de fonlar tarafında ciddi tepkiler topladı. Özellikle bankaların zorunlu karşılık tutma yükümlülüklerinden sıyrılmak için kendi portföy yönetim şirketleri üzerinden bilanço dışına altıkları varlıklarının da özellikle bu piyasalarda değerlendirilmesinden ötürü de tekrardan pozisyonlarını düzenlemek zorunda kaldıklarından dolayı piyasada bir satış durumunun olmasına sebep oldu. Buna bir de kredili işlemler yapan müşterilerin düşüş sebebiyle pozisyonlarını kapamak istemeleri satışlara bir tür daha devam etmesine sebep oldu. Satışlar büyüdükçe vadeli işlemler piyasalarında işlem yapanların teminat tamamlama çağrıları tetiklendi ve teminat tamamlama da genellikle taşınan pozisyonların ufaltılması ile gerçekleştiğinden satışlar böylece bir çığ gibi büyüdü. Bunun ardından SPK tarafından yapılan ikinci bir tebliğ ile Pay Senedi Repo Pazarı’nda taraf olunan ters rapo sözleşmelerinin portföylere dahil edilmemesi ve ilgili fonların taraf olacağı pozisyonların kapatılması için son sürenin 28 Nisan’a kadar ertelendiği duyuruldu. Bu da bu sefer piyasaların tekrardan toplarlamasına katkıda bulundu.

Kısaca son bir özet yaparsak, bankaların ve bankaların portföy yönetim şirketlerinin bu piyasalarda işlem yaparak kendi sağlamak zorunda oldukları zorunlu karşılık oranlarının bir şekilde etrafından dolaşmalarına imkan veren bu uygulamaya son vermek isteyen TCMB muhtemelen SPK’ya baskı yaparak bunu durdurmasını talep etti ve diğer aracı kurumların gayet doğal şekilde işleri bu olduğu için bu piyasalarda işlem yapmalarını da olumsuz etkilemesinden dolayı piyasalarda bir satış baskısı oluştu. Pozisyonlarını düzeltmek isteyen bankaların portföy yönetim şirketleri bu sebepten ötürü bu tür ters repo işlemlerinin devamının gelemeyeceğinden ötürü pozisyonlarını kapatmaları ve buna ek olarak da ters repo işlemlerin teminat olarak gösterilen hisse senetlerinin de artık tutulmasına gerek kalmadığından ötürü, hisse senetlerinde tutulan TL’nin başka varlıklarda değerlendirilme opsiyonu ortaya çıktı. Genel itibarda, 29 Nisan’a uzatılan bu pozisyon kapatma çağrısı, daha önceki nispeten daha dar olan zaman koridorunu genişletmek amacıyla, satışların sertleşmesini engellemek alınmış karar olduğu yönünde değerlendirebiliriz. Bu tür piyasalarda yine aynı pozisyonların tekrar alınacağını düşünmek doğru olmayacaktır fakat bir kısım pozisyonların da geri alınabileceğini hesaba katmak gerekiyor. Bu piyasalarda biriken paranın büyüklüğünü takıp etmek oldukça zor olduğundan Nisan ayına kadar tekrar böyle bir riskin gelişip gelişmeyeceğine dair de öngörüde bulunmak çok daha zor olacaktır. TCMB’nin bu düşük faiz uygulamasına devam etmesi bugün burada birikmiş stresi yarın da başka bir yerde birikmeyeceğini söylemek ise hatalı olur. Dolayısıyla, bu tür piyasalarda işlem yaparken, özellikle dengelerin nispeten bozuk olduğu günlerde hisse senedi yatırımı yaparken en güçlü şirketlerde pozisyon taşımak, anlık olarak oynaklıktan korumasa da orta vadede birikimlerimizi korumada yine oldukça başarılı iş çıkaracağını söyleyebiliriz. Derinliği az, tahtası küçük şirketler yine manipülasyonu zor derin tahtalarda pozisyon taşımak bu gibi günlerde bu pozisyonları daha rahat taşımamızı sağlayacaktır. Borsa düşüşlerine ne yapılması konusunun işlendiği bu yazıyı okumanız da faydalı olacaktır.

Written By

Vitruvius Kadını

1 Comment

1 Comment

  1. Pingback: 2.5 Trilyon Dolar Ters Repo Piyasalara Dönerse - Post Evre

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

.

Bunları da beğenebilirsiniz

Econ 101

Enflasyon hakkında konuşmadan önce aslında nominal varlık – reel varlık nedir bunun bir ayrımını yaparak başlamak gerekiyor. Nominal varlık nedir diye anlatmadan önce de...

BIST

Geçtiğimiz sene 2021 ve hatta 2020‘nin devamı gibi olduğu için 2020‘den bu yana düşünmek daha doğru olacaktır, dünya borsalarında ilginç hareketler gördük. Bundan tabii...

Ekonomi

Türkiye’de konservatif kapital, yani konservatif kafanın, zihniyetin elindeki sermaye 21. yüzyıl ideallerini anlamanın çok uzağında olduğundan kendisini 21. yüzyılın ikinci yarısına atmayı başaramayacak. Bunun...

Sosyoloji

Politikayı küçümseyen ya da bir kenara koyan her birey profesyonel hayatında kaybetmeye mahkumdur, hadi hadi kayıp demeyelim de büyük bir potansiyelin kaybı diyelim buna....

Felsefe

Klasik dönem felsefecilerinden Platon ve Aristoteles‘in insan-topluluk-devlet anlayışı üzerinden siyaset nedir, neden yapılır, neden yapılmalıdır gibi konuları konuşacağımız bir yazı olacak. Bunu anlatırken de...

Finans

Bu yazı daha önce başka bir yerde yayınlanmamış, direkt olarak Postevre’ye yazılmış bir yazı olacak ve konumuz da DeFi yani Merkeziyetsiz Finans. DeFi denen...

Econ 101

Enflasyonist ortamda paranın değerini korumak için yapılması gerekenler tarafında bu sefer daha özele inip borsa yatırımı enflasyonist ortamda iyi bir fikir midir konusunu tartışmamız...

Econ 101

Merkez bankaları bulundukları ülke piyasanın sorunsuz işlemesi için gerekli para arzını ve akışını kontrol eden bağımsız kurumlar olarak ortaya çıkmışlardır. Bu yazıda merkez bankacılığı...

Sitemizde bulunan toplam yazı sayısı: 60