Connect with us

Hi, what are you looking for?

2022 yılında öne çıkacak olan sektörler
2022 yılında öne çıkacak olan sektörler

BIST

Okunma Süresi: 7 Dakika

2022 Yılında Öne Çıkacak Olan Sektörler

Geçtiğimiz sene 2021 ve hatta 2020‘nin devamı gibi olduğu için 2020‘den bu yana düşünmek daha doğru olacaktır, dünya borsalarında ilginç hareketler gördük. Bundan tabii ki Türkiye Borsası, Borsa İstanbul, BİST100 endeksi de etkilendi. 2020 Mart ayında dip yapan BİST100 endeksi, 2021 Mart ayında üçlü tepe yaparak ciddi bir çöküş yaşadı. Bu çöküş tamamen Türkiye’nin iç durumu ile ilgiliydi çünkü dünyada gelişmiş ekonomilerin borsaları rallilerine devam ettiler ve hatta gelişen ekonomiler endeksleri de nispeten bu trendi takip edebildi. Öte yandan BİST100 endeksi ise neredeyse Ekim ayına kadar bu fırsatı uzaktan izlemek ile yetindi. Daha sonrasında da TCMB’nin unorthodox para politikaları ile piyasalar iyice temkinli davranmaya başladı. Reel faiz makası artık ekonominin dibine dinamit koyarcasına açılmıştı ve USD:TRY 12’li seviyeleri görürken de belli bir noktada BİST30 endeksi bu kur artışını taklit ederek çıkışını başlatmıştı. BİST30 endeksi genellikle ciddi ihracat kapasitesi ve yeteneği olan şirketlerden oluştuğu için aralarında bilançolarını direkt olarak USD olarak tutup, nakit akışını, gelir-gider tablosunu direkt olarak USD ile yapan şirketler olduğu için kur krizinden etkilenmeyecekleri düşünülerek bu hisselere kur farkınca alış yapmamanın doğru olmadığı düşüncesi gelişmişti. Kısacası BİST30 endeksi dolar kurunu takip etti ve Aralık ayının bu kur korumalı TL mevduat haberinin geldiği Cuma günü seans ortasına kadar 2406 puana kadar yükselmişti. Aynı dün ne olduysa, inanılmaz satışlar geldi ve o günden itibaren ertesi haftanın sonuna kadar BİST100 endeksi %33‘e yakın bir değer kaybı ile 1730 puana kadar geriledi. Daha sonra tekrardan yükseliş sürecine başladı. Bazı şirketler endeksin bu geri gelişinde kaybettiklerini geri aldılar, bazıları ise alamadılar. Aslında bu bile tek başına bu büyük kayıpların geri alınışı tek başına 2022 yılındaki gözde olacak sektörler ve şirketleri bize söylüyor. Böyle bir bakış açısı ile ilk hangi şirketlere bakmalıyız sorusunun cevabını direkt olarak vermiş olalım. İkinci aşamada da biraz daha temelden alarak, 2022 yılında hangi şirketlerin ve sektörlerin revaçta olacağına bir bakalım.

Yiuvarlak rakamlarla konuştuğumuzda, bugün BİST100‘deki en değerli şirket Ereğli Demir-Çelik Fabrikası, 8 milyar USD piyasa değeri ile birinci sırada yer alıyor. Bunun hemen ardından da 7 milyar USD piyasa değerlemesi ile Ford-Otosan Otomobil ve Kamyon Fabrikası ikinci sırada. Üçüncü sırada da Enka İnşaat var bu şirket de yaklaşık 6.5 milyar USD bir piyasa değerlemesine sahip. Bu şirketler tabii ki boşuna piyasa değerlemesi açısından en büyük şirketler değil. Ereğli Demir-Çelik geçtiğimiz sene %115 civarında borsa getirisi sağladı yatırımcısında benzer şekilde Enka İnşaat‘da %113 civarında bir getiri sağladı, Ford-Otosan da %98‘lik bir getiri ile yılı kapadı. Bir de bu yılın son haftasındaki düşüşleri yaşamasaydık bu rakamlar %50 civarında daha yukarıda olacaklardı. Fakat bu demek oluyor ki 2022 yılında bu %50 getiri bir kere zaten neredeyse kesin. Zaten yeni yılın ilk haftalarında da Ereğli gibi çok başarılı diğer bir demir-çelik fabrikası olan Kardemir %43‘lük bir getiriyi henüz yaptı. Zaten burada ilk örnekleriyle 2022 yılı içerisinde hangi sektörlerin ve hangi şirketlerin önde olacağını görüyoruz. Demir-çelik sektörü özellikle 2022 yılı içerisinde de ciddi getiriler sağlayacak gibi görünüyor. Demir-çelik sektörü için özel bir şey söylemek gerekirse, Çin’in daha çok iç piyasaya döneceği gerçeği, Çin’in dünya çelik üretimini 1 milyar ton ile yarışını yaptığını düşündüğümüzde, eğer sadece ihracat tarafından %10‘lük bir daralmaya sebep olsa dahi, bu durum, toplam 32 milyon ton çelik üreten Türkiye için (tabii ki sadece Türkiye için değil), yepyeni bir 100 milyon tonluk yeni bir pazar anlamına gelir. Bu noktada Türkiye’deki büyük demir-çelik fabrikalarının da kapasite artışına gideceği beklentisini oluşturduğunu da gözden kaçırmamak gerekir. Bunun yanı sıra tabii ki bu çeliği kullanan fabrikalar, yani beyaz eşya ve otomobil fabrikaları da yine revaçta olacak olan sektörler/şirketler diyebiliriz. Bunlara bir ek de sektöründeki tekel olan Şişecam‘ı söyleyebiliriz, Şişecam Türkiye’deki en büyük şirket ve Avrupa’daki ikinci en büyük üretici. Dünya’da da en büyük üçüncü üretici konumunda. Kısacası Şişecam ürünlerini sorunsuz şekilde satan bir fabrika ve rekabet gücü de çok büyük olduğu için karlılık konusunda hiçbir zaman sorun yaşamayan bir şirket. Şişecam‘ın müşterileri arasında dünyaca meşhur premium otomobil üreticilerinin neredeyse hepsi var, Rolls Royce, Bentley, Lamborghini, Masserati, Ferrarı, Porsche, Audi, BMW, Mercedes, Volkswagen gibi otomobil  üreticileri müşteri konumundalar.

Bu kısımda biraz daha çekincelerimi belirterek konuşmam gerekiyor, çünkü yukarıdaki gibi zaten başarısı aşikar olan şirketlerden ziyade daha riskli olabilecek bir sektör hakkında konuşacağız, bankacılık sektörü. Türkiye’deki bankalar belki bugün dünyada en iyi yönetilen bankalar arasındalar. Sermayeleri çok kuvvetli, yönetimleri kusursuz, sermaye yeterlilik rasyoları mükemmel, kredilerinin geri dönüş oranları çok yüksek fakat büyük bir talihsizlik, Türkiye’nin ekonomi yönetimi çok kötü. Bu sebepten ötürü özel bankalar 0.5 defter değeri çarpanlarıyla fiyatlanıyorlar bugün piyasada. Bankaların özsermayelerinin de direkt olarak para olduğunu düşünürsek aslında bir banka hisse alırken, 1 lira harcıyorsak, aslında 2 liralık bir değer almış oluyoruz. Resmen 2 lirayı 1 liraya satın almak gibi fakat piyasa, genel olarak ekonomi yönetimine güvenmediğinden ötürü bankacılık hisselerini çok düşük değerliyor. Bunun bu 2022‘de böyle süreceğini düşünmüyorum öte yandan. Çünkü hiçbir değer, gerçek ederinin altında uzun süre rafta beklemez, birileri gelip alır. Bu ekonominin genel kuralıdır. Bunu kamu bankaları için diyemiyorum, çünkü kamu bankaları hükümetin kendi siyasetini finanse etmek ve bazı işlemleri yapabilmek adına kullanılmaktalar. Bu demek değil ki kamu bankaları batık ya da zararda fakat görev zararı denen bilanço kaleminde daima bir şeyler olduğunu görüyoruz bu da genel olarak hükümetin kendi siyasetini yapabilmesi için halka dağıttığı paraları bu bankalar üzerinden işlemlerini gerçekleştirdiği için genel olarak da yönetim tarafında özgür olmadıkları için kamu bankalarının borsa değerlemeleri konusunda özel bankalarınki kadar ben de güvenle konuşamam. Burada özel bankalar ve hatta Garanti Bankası, İş Bankası, Akbank ve Yapı ve Kredi Bankası hakkında konuştuğumuzu da belirtmek isterim.

BBVA geçtiğimiz ay, Garanti Bankası‘nda hisse çoğunluğuna sahip olmak için alım yapacağını açıklamıştı ve hisse başına da teklif ettiği fiyat 12.50 TL idi. Bu konuda henüz yeni haber gelmedi fakat bu haber geldiği günden itibaren Garanti Bankası borsada hemen BBVA‘nın söylediği fiyata yakınsadı ve uzun süredir de bu seviyelerde dalgalanıyor. Açıkçası BBVA‘dan yeni bir fiyat güncellemesi gelirse buna şaşırmam. Fakat böyle bir beklentiyi de meşrulaştıracak bir bilgiye de rastlamadım. Bu sadece bir beklenti. BBVA bu alışı yapacağını açıkladığı sıradalarda kur bugünkü seviyelerinde değildi, belki BBVA %20-30 arasında bir yeniden değerleme yapıp, 16-17 TL arası yeni bir teklif ile gelebilir tekrardan Türkiye’ye. Bu da tabii ki genel olarak diğer bankaların da hisse senetlerinin fiyatlanmasına etki edecektir. Bir diğer ilgimi çeken banka da İş Bankası. İş Bankası dünyada marka değeri açısından ilk 10 banka içerisinde. Evet belki dünyadaki bankalara nazaran bilançosu çok küçük olabilir, mevduatları da çok küçük olabilir fakat marka değeri ve reputasyon açısından dünyanın en yüksek saygınlığına sahip 10 banka arasında. Bu benim için gurur verici bir olay öte yandan kendi kişisel hesaplarımı da İş Bankası‘nda tutan biri olarak İş Bankası hakkında hiçbir zaman şikayetim olmamıştır. Gerçekten benim için marka güvenirliği konusunda şüphe oluşturmayan bir banka İş Bankası. Öte yandan İş Bankası‘nın iştirakleri açısından da çok güçlü olduğunu görüyoruz. Yukarı bahsini ettiğimiz Şişecam Fabrikaları‘nın %51 hissesine sahip İş Bankası, bunun yanı sıra Türk Sınai Kalkın Bankası, TSKB‘nin büyük ortaklarından. İş Bankası‘nın kendi markalarını saymaya gerek yok, İş Menkul Değerler, İş Finans, Anadolu Hayat, Anadolu Sigorta gibi financial primitives denen, mevduat, borsa, sigorta ve fon, her alanda çok iyi işler çıkaran bir markadan bahsediyoruz. İş Bankası da bugün 0.45 PD/DD ve 4.32 fiyat-kazanç oranı ile işlem görüyor. Yani İş Bankası‘nın defter değeri, yani iştiraklarının toplamı, kasasındaki para vs. bütün hepsinin toplamı 1 lira ederken, banka bugün borsada 45 kuruştan işlem görüyor. Aynı şekilde banka zaten bu 45 kuruşun 10 kuruşunu her sene net kar olarak kazanıyor. Yani banka borsa değerini 4.5 senede baştan kazanıyor. Bunu şöyle düşünün, bir bakkal dükkanı satın alıyorsunuz ve o bakkal dükkanını satın almak için harcadığınız parayı, 4.5 senede geri kazandığınızı düşünün. Böyle bir yatırımdan bahsediyoruz. Bu gerçek değer yatırımı hesaplması ile böyle. Dünyada bu tür fiyatlanan marka değeri olarak ilk 10’da olan başka bir banka yok.

Bu yukarıda bahsettiğimiz sektörlerin yanı sıra net bir şekilde söylenebilecek bir diğer sektör de petrokimya sektörü olacaktır. Bunun da ülkemizdeki en büyük temsilcileri Tüpraş ve Petkim olarak karşımıza çıkıyor. Tüpraş daha çok ham petrolü alıp damıtıp kerosen, benzin, dizel gibi ürünlere çeviren bir fabrika. Bildiğimiz petrol rafinerisi yani, ham petrolü alıyor ve refine ediyor, rafine hale getiriyor yani. Öte yandan Petkim ise petrol bazlı hammade üretiminde çalışan bir fabrika. Daha çok plastik, lastik, elyaf gibi malzemeler üretiyor. Son yıllarda STAR rafinerisi kurulumu yapılmıştı yani Petkim aynı zamanda bir de rafineri sahibi. Buradan da gelir elde edecek. Fakat bu rafinerinin son taksidi hala ödenmedi, 2021 yılı içerisinde ödenecekti fakat ertelendi. Bu da bence Petkim adına iyi bir şey olabilir, çünkü borcu enflasyona ödetmek diye de bir şey var. Eğer doğru hareketler yapılırsa, daha çok para kazanıp, bu borç önceki cirolarına göre daha hafif kalabilir. Kimi yatırım kuruluşları Petkim için aşırı parlak bir yıl olarak görmüyo 2022‘yi fakat Petkim‘in yine alanında büyük bir şirket olduğunu düşünerekten ve üretimlerinin yarısını rahatlıkla yurtdışına satabildiğini hesaba kattığımızda yine 2022 yılı için gözde şirketler biri olarak dikkatimi çekiyor. Tüpraş ise dünyada petrol tüketiminin azaltılması furyasından negatif olarak etkilenen bir şirket gibi algılandı 2020 yılı içerisinde ve borsa fiyatlamaları oldukça kötüydü. Fakat Tüpraş kendi geleceği için bir yatırım planı hazırladı ve bu stratejik plan doğrultusunda 2050 yılına kadar 10 milyar dolar yatırım yapacağını açıkladı. Çok basit bir hesap ile Tüpraş bugün 3.5 milyar dolar piyasa değerine sahip ve ödenmiş sermayesi de 250 milyon TL. Tüpraş’ın 10 mıylar dolarlık yatırımı şirketin sermaye yapısının da değişeceğinin bir göstergesi. Öte yandan Koç Holding’in kurumsal genetiğindeki %20 IRR, Internal Rate of Return, %20‘nin altına düşecek hiçbir yatırıma girmemeleri gibi unsurları da hesaba kattığımızda, uzun yıllara balığ bir yatırım yapılacak hisse arayışında kuşkusuz değerlendirilmesi gerekebilinecek bir şirket olarak karşımıza çıkıyor.

E-ticaretin özellikle pandemi döneminde dünyada ve Türkiye’de ciddi büyüme gösterdiğini gördük. E-ticaret demek lojistik ve ambalaj sektörü demek bir bakıma. Bu tür alışkanlıkların da genellikle geri dönemdiğini biliyoruz, bu yüzden 2022 yılında e-ticaretin daha da büyüme gösterebileceği ihtimaline karşılık, lojistik ve ambalaj gibi sektörler de kendi içerisinde iyi bir konumda olabilirler. 2021 yılında turizm pek iyi bir yıl geçirmedi, özellikle Avrupa ülkeleri, vatandaşlarına Türkiye’ye gitmemeleri konusunda baskı yaptılar ve birçok ülke hatta Türkiye’ye yapılan uçuşları yasakladı. Bu açıdan Avrupalılar 2021 tatillerini hem pahalıya hem de düşük hizmet kalitesiyle geçirmiş oldular. Bu sene Türkiye’nin yaz turizminde rekor yaşacayacağını düşünmeme sebep oluyor 2021‘de yaşananlar. Bunu zaten Türk Hava Yolları, THY, bilet satışlarında da görebiliyoruz. Turizm demek aynı zamanda havacılığı da etkileyen bir sektör, bacasız sanayi diye adlandırıyoruz, Türk Hava Yolları hem bu turizm tarafından hem de 2020 ve 2021 air cargo tarafında yaptığı büyük atılımlar sayesinde büyük karlar etmeye başlayan bir şirket haline dönüştü. Benzer şekilde THY de 2022 için dikkat edilmesi gereken şirketler arasında. Fakat Kardemir gibi THY de endeks getirisinin bir kısmını halihazırda yapmış vaziyette. Kardemir ardından en çok getiri sağlayan ikinci şirket konumunda %40‘lik getirisiyle daha şimdiden. Fakat nispeten daha fiyatlaması açısından gidiş alanı bulunan TAV Havalimanları havacılık sektöründe bir diğer gözde şirket olarak kendisini belli ediyor.

Genel olarak birkaç şirket üzerinden 2022 yılı içerisinde revaçta olabilecek sektörlerin bir değerlendirmesini yaptık. Bu değerlendirme tabii ki teknik bir değerlendirme değil aracı kurumların ya da finans şirketlerinin yaptığı cinsten. Bizim buradaki incelememiz daha çok araştırmaya başlanacak yer konumunda olabilecek türden bir basit makro analiz olarak görülmelidir. Burada konuşulanların da profesyonel yatırım tavsiyesi kapsamında olmadığının da altını bir kez daha çizmem gerekiyor. Herkes kendi risk algısına ve durumuna göre kendi yatırımlarını kendi araştırmalarına göre yapması gerekemektedir. Buradan net bir şekilde sorumluluk reddini yapıyorum, bu yazı içerisindeki değerlendirmeler yatırımcı kişiler için hisse senedi alım, satım ya da tut tavsiyesi olarak değerlendirilmemelidir.

Written By

Vitruvius Kadını

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

.

Bunları da beğenebilirsiniz

Econ 101

Enflasyon hakkında konuşmadan önce aslında nominal varlık – reel varlık nedir bunun bir ayrımını yaparak başlamak gerekiyor. Nominal varlık nedir diye anlatmadan önce de...

Ekonomi

Türkiye’de konservatif kapital, yani konservatif kafanın, zihniyetin elindeki sermaye 21. yüzyıl ideallerini anlamanın çok uzağında olduğundan kendisini 21. yüzyılın ikinci yarısına atmayı başaramayacak. Bunun...

Felsefe

Klasik dönem felsefecilerinden Platon ve Aristoteles‘in insan-topluluk-devlet anlayışı üzerinden siyaset nedir, neden yapılır, neden yapılmalıdır gibi konuları konuşacağımız bir yazı olacak. Bunu anlatırken de...

Finans

Bu yazı daha önce başka bir yerde yayınlanmamış, direkt olarak Postevre’ye yazılmış bir yazı olacak ve konumuz da DeFi yani Merkeziyetsiz Finans. DeFi denen...

Econ 101

Enflasyonist ortamda paranın değerini korumak için yapılması gerekenler tarafında bu sefer daha özele inip borsa yatırımı enflasyonist ortamda iyi bir fikir midir konusunu tartışmamız...

Econ 101

Merkez bankaları bulundukları ülke piyasanın sorunsuz işlemesi için gerekli para arzını ve akışını kontrol eden bağımsız kurumlar olarak ortaya çıkmışlardır. Bu yazıda merkez bankacılığı...

Sosyoloji

Politikayı küçümseyen ya da bir kenara koyan her birey profesyonel hayatında kaybetmeye mahkumdur, hadi hadi kayıp demeyelim de büyük bir potansiyelin kaybı diyelim buna....

Sosyoloji

Ta en başta söyleyeyim bu bir fütürizm yazısı değildir, fütürizmi 21. yüzyıl kıraathane muhabbeti olarak görüyorum. Ne o öyle yok sene 3487, galaktik otobanlar...

Sitemizde bulunan toplam yazı sayısı: 54