Connect with us

Hi, what are you looking for?

borsa istanbul temettü

Finans

Okunma Süresi: 9 Dakika

Temettü Emekliliği Hakkında Bilinmeyenler

Hisse senetleri yatırımında temettü yatırımcılığı konusu neredeyse borsaların başlangıcından beri tartışmalı bir konu olarak günümüze kadar gelmiştir. Uzun dönemli istatistikler, büyük fon yöneticilerinin konu üzerine yorumları, temettü yatırımcılarının kendi tecrübeleri her ne kadar finans literatüründe ciddi bir bilgi birikimi yapmış olsa da konu üzerinde nihai bir konsensusa varılabilinmiş değildir. Kimi yatırımcılar, temettü yatırımcılarının büyüme hisselerine yatırım yapanlara nazaran çok daha az getiri elde ettiklerini savunur; kimi yatırımcılar ise de temettü şirketlerine yatırım yapmanın uzun vadede çok daha karlı olduğunu söylerler. Burada asıl ilginç konu ise büyüme şirketlerinin de aslında birer temettü şirketi oldukları hakikatinin atlanmasıdır. Temettü denilince akla ilk olarak nakit temettü gelmektedir fakat temettü sadece nakit olarak dağıtılmaz. Bu yüzden ilk önce temettü nedir ve bunu biz kendi portföyümüzde nasıl görürüz bu konu hakkında birkaç tanım vermek gerekiyor. Bu notada okuyucuyu boğmadan bu kavramların İngilizce literatürdeki karşılığını da vermeye çalışacağım. Temettüler iki şekilde dağıtılır, hisse temettü ve nakit temettü.

Hisse Temettü – Stock Dividend

Temel anlamda iki çeşit temettü dağıtır şirketler: Bunlardan ilki Türk yatırımcılarının bedelsiz olarak bildikleri, hisse temettü yani stock dividend ve çoğu yatırımcının temettü olarak bildiği, nakit temettü yani cash dividend. Bedelsiz sermaye arttırımı da İngilizce literatürde dilution olarak isimlendirilir. Bunun sebebi ise hisse senetlerinin fiyatının düşmesi müsebbibiyle yapılmış bir adlandırmadır. Bunu aynı yüzlü su çözeltisi gibi düşünebiliriz. Çözeltiye su eklediğimiz zaman çözeltideki çözünen oranını dilute etmiş yani seyreltmiş oluruz. Fakat bunu yaparken doğrudan değil, yani çözeltiden tuz çıkartarak değil, su ekleyerek yaptığımız için felsefi açıdan yapılan sermaye değişikliğin mekaniklerini de hissettirebilmek adına bu şekilde kavramsallaştırılmıştır. Aynı şey hisse senetleri için de geçerli. Bir şirketin hisse senetlerinin sayısı o şirketin ödenmiş sermayesi kadardır. Yani her bir hisse nominal değer olarak 1 TL kabul edilir ve ödenmiş sermaye de 1 milyar TL ise o şirketin 1 milyar adet eş paya bölünür. Bu her bir payı da biz hisse senedi olarak biliyoruz. Peki dilution bunun neresinde? İşte bu sermaye havuzuna şirket dışarıdan ek para koyarak, sermayesini arttırısa yani çözelti analojisindeki gibi çözeltiye su katarasa, her bir hissenin toplam sermaye üzerindeki ağırlığını seyreltmiş olur. 1 milyar TL ödenmiş sermayesi olan bir şirketin, bu sermayesi üzerine bir 1 milyar TL daha eklemesiyle, hisse senedi sayısı artacak, dolayısıyla da her bir hissenin bütün yasal hakları yarı yarıya azalmış olacaktır. Aynı şekilde fiyatı da yarıya inecektir fakat buna mukabil, elinde o hisselerden tutan birinin hisse adeti sayısı da iki katına çıkacaktır. Görünürde o yatırımcı için herhangi bir değişiklik olmamaktadır fakat o hisseyi daha sonradan alacak biri için 1 hissenin gücü önceki sahibine göre daha diluted yani seyrek olacaktır. Bu yüzden bu işleme dilution deniyor İngilizce literatürde.

Peki şirketler bu sermaye arttırımı nasıl yaparlar? Şirket yıllar içerisinde kâr ederek bilançosunda nakit ve nakit benzerleri olarak para biriktirir. Bu paranın boşta durması da Thomas Piketty‘nin ileri sunduğu kapitalizmin birinci kuralı gereğince, sermayenin getiri sağlayacak türe dönüştürülmesi gerekmektedir yani paranın boşta durmaması gerekir. Çünkü sermaye para kazanmaya müstakbel bir nominal varlıktır. Nominal varlık olması sebebiyle de boşta durduğu sürece alım gücü cinsinden ya da iş yapabilme yeteneği cinsinden kayba uğrar. Dolayısıyla belirli bir risk çerçevesinde bu sermayenin tekrardan kapitalist ekosisteme geri sokulması gerekir. Bir şirket için de herhangi bir sermaye ile yapılacak en iyi yatırım, kendi en iyi bildikleri iştigal alanında, yani kendi şirketlerinde alacakları risk ile olması en akıllıca yöntemdir (muhtemelen). Dolayısıyla, ellerindeki bu kapital stoğunu kendi işlerinde tekrar risk ederler. Bu da bilançolarında “özkaynaklar” kısmında duran paranın şirket sermayesine eklenmesiyle gerçekleşir ve şirket yasal sorumluluk açısından yukarıdaki örnek ile devam edersek, sermaye arttırımı sonrası artık 1 milyar TL’den 2 milyar TL’ye yükselmiştir (çünkü anonim şirketler sermayeleri uyarınca yasal sorumlulardır). Bu sayede de şirket daha fazla teminat gösterebilir hale gelir ve daha fazla borçlanıp yeni yatırımlar yapabilir hale gelir. Yatırımcı açısından da bunun o anda net faydası yoktur fakat şirketin artık daha güçlü bir sermaye yapısına geçtiği hakikatiyle daha güvenilir bir şirkete yatırım yaptığı psikolojik hissi gelişir. Öte yandan fiyatı yarı yarıya düşen hisse senedinin fiyatı da nominal olarak başka yatırımcılara yine psikolojik olarak daha ucuz görünmekte ve o hisse senedinin işlem gördüğü tahtada işlem hacimlerinin daha da artmasına sebep olabilecektir. Bu da fiyat hareketlerinin olumlu psikolojik yaklaşımlarla ufak bir oranda da olsa yukarı yönlü olmasına sebep olur. Burada şu unutulmamalıdır: hisseyi sermaye arttırımından önce elinde tutan birinin hisse adeti sayısı sermaye arttırımı sonrasında elindekinin iki katına çıkacağı için, artık bir pipslik hareket yani, bir üst kademedeki satış fiyatına geçmesi için hisse fiyatındaki minimum artış (tam olarak böyle değil fakat anlatım kolaylığı açısından bu şekilde ifade etmek daha uygun oldu), sermaye arttırımı öncesinde göre sanki iki pipslik bir hareketmiş gibi getiri sağlar. Oransal olarak getiride herhangi bir değişiklik olmaz fakat tahtanın daha likid hale gelmesi sebebiyle daha olumlu fiyat hareketleri olma olasığılının artması, uzun vadede fazladan getiri sağlayacağı da ayrı bir gerçektir. Burada suna dikkat edilmesi gerekiyor: şirketin durumunun gelecekte de iyi olacağı varsayımıyla geçerli olacaktır buradaki konuşmalar. Fakat gelecekteki durumu iyi olmaaycak bir şirketin yöneticileri de ellerindeki parayı o şirkete zaten yeni sermaye olarak koymayacaklardır. Bu da işin konuşulmayan bir başka tarafıdır.

istock

Nakit Temettü – Cash Dividend

Nakit temettü şirketin direkt olarak o sene içerisinde ettiği net kârı kendi belirlediği bir oran uyarınca pay sahiplerine dağıtmasıyla alınır. Yani temettü hesabınıza işlediği zaman nakit pozisyonunda bir artış gözlemleyeceksinizdir. Temettünün dağıtıldığı gün de hissenin özkaynaklarından dağıtılan temettü kadarı çıkartılacağından hisse senedinin de hisse başı dağıtımını yaptığı kadarlık bir miktar negatif olarak yansıyacaktır. Örnek vermek gerekirse, 40 TL’ye işlem gören bir hisse senedi temettünün dağıtıldığı gün, hisse başı temettü miktarının da x TL olduğunu düşünelim, 40-x TL olarak işlem görmeye devam edeceği öngörülür. Öngörülür dememizin sebebi de bu kimi zaman hisse senedinin işlem fiyatına etki etmesi ihtimalidir ve o sırada hisse prim yaparak ya da değer kaybı yaratarak bambaşka bir işlem fiyatında seyretmesinin de mümkün olması sebebiyledir. Bu fiyat değişimleri o an hemen grafiklere yansıdığından dolayı pay sahipleri o hisse senedi üzerinden ne kadar temettü almış hesaba katılmalıdır. Yani x yerine artık bir rakam koyalım, diyelim ki temettü dağıtımı öncesi 40 TL’den işlem gören bir şirketin hisse senedi pay sahiplerine 4 TL brüt temettü (hesaba geçecek net temettü için bir takım kesintiler yapılır, vergi vs. gibi) dağıtacak olsun, o hisse senedinin fiyatı artık 36 TL’dir. Bu da grafikte o gün için %10 değer kaybına tekabül edecektir. Fakat hissede %10 yerine %5 değer kaybı söz konusu ise, aslında hisse senedinin fiyatı 36 TL olması gerekirken 38 TL seviyesen işlem görüyor anlamına gelir ve aradaki fark kadar bu hisse senedini elinde tutanların pay baişna net kazanç söz konusu olacaktır. Burada bir ilizyon söz konusu olacak tabii ki dikkatli okuyucunun hemen fark edeceği. Bu hisse senedinin fiyat grafiğini açan bir yatırımcı, o gün hisse senedinin %5 değer kaybttiğini görecektir, fakat o hisse senedine sahip olanlar %5 kar elde etmişlerdir. Bu da grafiklerin uzun zaman aralıklarında bakılırken aslında getirileri bakımından yanıltıcı olabildiklerini gösterir. Dolayısıyla temettü hisselerinin uzun dönem getirileri analiz edilirken, bu fiyat değişimleri normalize edilecek değerlendirilmelidir zaten bu konu hakkında da bir örnek problem çözeceğiz. Bu örnek sayesinde de nakit ve hisse temettü konularında en yüksek başarımlı yaklaşık hesaplamayı yapan bir model kurmuş olacağız.

Ereğli Demir-Çelik Üzerinden Örnek

Ereğli Demir Çelik fabrikasının uzun yıllar boyunca düzenli temettü verdiğini biliyoruz. Ereğli’nin bir temettü hissesi olması yalnızca şimdiye kadar her sene temettü vermesinden kaynaklı değil, ortaklık yapısı gereği, Ordu Yardımlaşma Vakfı‘nın payları da olduğu için buraya kâr payı ödemesi yapmak zorunda her yıl. Tabii ki bu Genel Kurul’da her sene onaylanıyor yani bir sene eğer çok kötü geçerse temettü ödememe kararı da alabilirler fakat bu en azından son 10 yıl içerisinde vuku bulmuş bir olay değil. Bu yüzden de Ereğli’nin son 10 yıllık bedelsiz dağıtımı ve temettü ödemelerini inceleyeceğiz ve bu zaman zarfında getirisini hesaplamayaca çalışacağız. Öncelikle son 10 yıllık bedelsiz ve temettü dağıtımı tablosunu verelim.

Tarih

Bedelsiz Oranı (%)

Hisse Başı Net Nakit Temettü (TL) O Günkü Alış Fiyatı (TL) O Günkü Gazete Alış Fiyatı (TL) O Günkü Dolar Kuru (TL)
25 Şubat 2011 0,92 4,95  ₺ 1,5982
15 Mart 2011 34,38 0,0000 0,96 3,94  ₺ 1,5830
30 Mayıs 2011 0,00 0,2391 1,07 3,92  ₺ 1,6016
30 Nisan 2012 43,72 0,0000 0,94 2,43  ₺ 1,7599
29 Mayıs 2012 0,00 0,1186 0,85 2,06  ₺ 1,8385
12 Nisan 2013 13,27 0,0000 0,97 2,06  ₺ 1,7942
30 Mayıs 2013 0,00 0,0291 1,04 2,20  ₺ 1,8723
19 Kasım 2013 0,00 0,0984 1,31 2,75  ₺ 2,0336
26 Mayıs 2014 0,00 0,1991 1,61 2,99  ₺ 2,0916
26 Mayıs 2015 0,00 0,3400 2,53 4,29  ₺ 2,6364
26 Mayıs 2016 0,00 0,2550 2,63 4,20  ₺ 2,9446
05 Nisan 2017 0,00 0,3741 3,76 5,58  ₺ 3,6890
 29 Mayıs 2018 0,00 0,7685 8,48 11,88  ₺ 4,6140
 08 Mayıs 2019 0,00 1,2464 6,18 7,46  ₺ 6,1811
17 Temmuz 2020 0,00 0,1955 7,71 8,70  ₺ 6,8666
24 Mart 2021 0,00 1,5761 13,96 14,35  ₺ 7,9800
22 Mart 2022 0,00 4,0050 32,16 32,16  ₺ 14,7900

Şimdi biz şöyle bir hipotetik bir durum için hesaplamamıza başlayacağız: 25 Şubat 2011 tarihinden elimizdeki para ile 1000 Lot EREGL satın aldığımızı düşünelim. Yukarıdaki tabloda Alış fiyatında görünen rakam grafikten elde edilmiş fiyat olacağı için hissenin fiyatı aslında o gün 0.92 TL olmayacaktır. Bunun ne demek olduğunu şöyle düşünmek gerekiyor: grafikte görünen fiyat değil o günün gazetede yazan fiyatı asıl işlem fiyatı olacaktır. Çünkü grafik rakamlarına şimdiye kadarki bütün temettüler ve bedelsiz sermaye artışlar grafiğe işlenir ve dolayısıyka geriye dönük fiyatları bugünkü durum cinsinden hesaplanır. Bunun için geriye dönük o gerçek fiyatı hesaplayabilmek için alınan bütün temettüleri ve bedelsiz sermaye artışlarını geri dönük işletmemiz gerekecektir. Fakat tabloda verilen net nakit hisse başı temettü rakamları ise doğrudur. Bunu anlamak için geriye dönük bir haber 2008 yılında yayınlanan durumu daha rahat izah edecektir. O gün için dikkat edilirse 10 liralar 12 liralar konuşuluyor.

Diyelim ki 25 Şubat 2011 tarihinde 1000 Lot EREGL satın aldık ve

Maliyet=4.95\times100=4950\: TL

15 Mart 2011’e geldiğimizde %34.38 bedelsiz verdi;

Yeni\: Lot\: Sayısı=1000\:Lot\times1.3438=1343,8\: Lot

30 Mayıs 2011 tarihinde 0,2391 TL hisse başı nakit temettü verdi, o tarihte hisse fiyatı 3,92 TL ve döndük geri hisse aldık bu fiyattan;

Alınan\: Toplam\: Temettü=1343,8\:Lot\times0,2391=321,30\: TL

Alınan\: Lot\: Sayısı=321,30\:TL\div3,92=81,96\: Lot

Yeni\: Lot\: Sayısı=1343,8\:Lot+81,96=1425,76\: Lot

Bu şekilde silsile halinde, gelen temettülerle dönüp hisse alıyoruz o günkü fiyattan ve bedelsizlerle de beraber elimizdeki hisse miktarı artarak, karşımıza aşağıdaki tablo çıkıyor:

Tarih

Bedelsiz Oranı (%)

Hisse Başı Net Nakit Temettü (TL) O Günkü Gazete Alış Fiyatı (TL) Hisse Temettü (Lot) Nakit Temettü (TL) Nakit Temettü İle Alınan Yeni Hisse (Lot) Toplam Hisse (Lot)
25 Şubat 2011 4,95 1.000,00
15 Mart 2011 34,38 0,0000 3,94 343,80 1.343,80
30 Mayıs 2011 0,00 0,2391 3,92 321,30 81,96 1.425,76
30 Nisan 2012 43,72 0,0000 2,43 623,34 2.049,11
29 Mayıs 2012 0,00 0,1186 2,06 243,02 117,97 2.167,08
12 Nisan 2013 13,27 0,0000 2,06 287,57 2.454,65
30 Mayıs 2013 0,00 0,0291 2,20 71,43 32,47 2.487,12
19 Kasım 2013 0,00 0,0984 2,75 244,73 88,99 2.576,12
26 Mayıs 2014 0,00 0,1991 2,99 512,90 171,54 2.747,66
26 Mayıs 2015 0,00 0,3400 4,29 934,20 217,76 2.965,42
26 Mayıs 2016 0,00 0,2550 4,20 756,18 180,04 3.145,46
05 Nisan 2017 0,00 0,3741 5,58 1176,72 210,88 3.356,34
 29 Mayıs 2018 0,00 0,7685 11,88 2579,35 217,12 3.573,46
 08 Mayıs 2019 0,00 1,2464 7,46 4453,96 597,05 4.170,51
17 Temmuz 2020 0,00 0,1955 8,70 815,33 93,72 4.264,22
24 Mart 2021 0,00 1,5761 14,35 6.720,84 468,35 4.732,57
22 Mart 2022 0,00 4,0050 32,16 18.953,96 589,36 5.321,94

Hisse alımını 25 Şubat 2011 tarihinde 1000 Lot ile yaptık ve o günden bugüne gelene kadar hisse nakit temettüler ve hisse temettüler verdikçe elimizdeki Lot miktarını arttırdık. Başlangıçta 4,950.00 TL bir yatırım yaptık. 22 Mart 2022 itibariyle gün sonunda elimizde 5.321,94 Lot hissemiz olacak ve bakiyemiz;

Bakiye=5.321,94\: Lot\times32,16\: TL=171.153,57\: TL

olarak karşımıza çıkıyor. Bunu ABD Doları bazlı olarak normalize edip, net reel getiri ne kadar olmuş bunu hesaplarsayacak olursak 25 Şubat 2011 yapılan yatırım ABD Doları bazında;

Maliyet USD=4,950.00 \: TL\div1,5982 \:USD/TL=3,097.23\: USD

ediyordu. 10 yıllık yatırım sonucunda;

Bakiye USD=171.153,57\: TL\div14,790 \:USD/TL=11,527.25\: USD

olacak. Bu da yaklaşık;

Getiri\: oranı\cong11,527.25\: USD\div3,097.23\: USD\cong\%373,63

civarında bir getiri sağlıyor. Benzer şekilde aynı hesabı TL bazında yaparsak;

Getiri\: oranı\cong171.153,57\: TL\div4,950.00 \: TL\cong\%3457,65

olacaktı.

Görüldüğü üzere Türk Borsası’na yaptığımız yatırım sonucu, seçtiğimiz hisse senedinde 10 yıllık getiri TL bazında yaklaşık 34,5 kat olurken, USD bazında 3,73 katında kalıyor sadece. Yani neredeyse 10 katlık bir fark var. Benzer şekilde hisse senedi değil gidip NASDAQ endeksini satın alsaydık aynı tarihte 2.313 puandan bugün savaş dolayısıyla değer kayıplarıyla beraber 14.754 puan civarında seyrettiğine göre;

Getiri\: oranı\cong172313\div14754\cong\%637,87

civarında bir getiri sunacaktı. Bundan da yaklasik %40 civarında bir vergi kesintisi olduğunu düşünürsek aşağı yukarı %382.72 oranında bir net USD getirisinden bahsedilebilir. Tabii bundan yine 10 yıllık dolar enflasyonunu da çıkarmamız gerekiyor. 2011-2022 yıllarıa arasındaki dolar enflasyonu da yaklaşık %26,13 olduğu için NASDAQ net reel getiri %282,72 civarında oluyor. Aynı hesap EREGL getirisi için hesaplandığında %255,41’lik bir net reel getiri olduğunu görüyoruz. Alım gücünde 1,5 kat civarında bir artış olarak toplam alım gücünüzü 2,5 katına çıkarmış oluyorsunuz. Aynı tarihler arasında NASDAQ değil de AAPL yani Apple hissesi alınmış olsaydı;

Getiri\: oranı\cong12,25\:USD\div174,72\:USD\cong\%1426,28

olacaktı. Bunu da yine yakşalık %40 vergi ve %26,13 dolar enflasyonuyla cezalandırırsak bu da yaklaşık %632,16 civarında net reel getiri yapıyor. Rakamlar gayet net, tercihler yatırımcının kendisine kalıyor bundan sonrası için. Borsa enflasyondan korunmak için uygun bir ortam mıdır sorusunu da sizlere bırakıyoruz. Son olarak bir kez daha vurgulamamız gerekiyor, temettü geliri hesabı burada yaptığımız gibi yapıldığı zaman gerçek sonucu verir, eğer hisselerin geri alımları için grafiklerden okunan rakamları kullansaydık hesap çok yanlış olacaktı. Hisseleri geri alırken fazla lotlar satın alacaktık ve en başta da yaptığımız yatırım 4650 TL değil 920 TL olacaktı. O yüzden bu noktaya özellikle dikkat edilmesi gerektiğini bir kez daha vurgulamakta fayda görüyoruz.

Written By

Vitruvius Kadını

5 Comments

5 Comments

  1. Emre

    Mart 27, 2022 at 1:23 am

    Yuzeysel olarak cok basarili bir yazi olmus. Yazi sonunda da bahsettiginiz gibi, enflasyon karsisinda borsa yatirimi gectigimiz 10 yil icinde basarili oldu fakat reel getiri konusunda onumuzdeki 10 yilda oyle olmayacagi gozukuyor.

    Sizinde dusuncelerinizi iceren bir yaziyi dort gozle bekliyor olacagim.

    • Vitruvius Kadını

      Mart 27, 2022 at 2:09 am

      Borsalar uzun vadede enflasyon uzerinde getiri kesin saglarlar, fakat bu daha cok guclu para birimi olan ulkelerde gecerli. Turkiye ve ABD uzerinden bir karsilastirmali ornek gostermek faydali olacaktir. Yorumunuz icin tesekkur ederim.

  2. Onur

    Mayıs 7, 2022 at 6:33 pm

    Apple getirisi hesaplanırken temettü gelirini de eklediniz mi acaba?

    • Vitruvius Kadını

      Mayıs 8, 2022 at 4:45 pm

      Grafikten okudum AAPL icin, grafik temettu dahil cizildigi icin dolayli olarak temettu gelirleri de var.

  3. Pingback: Warren Buffet Türk Borsasından Tek Bir Hisse Alacak Olsaydı Hangi Şirketin Hisselerini Alırdı? - Post Evre

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

.

Bunları da beğenebilirsiniz

Econ 101

Enflasyon hakkında konuşmadan önce aslında nominal varlık – reel varlık nedir bunun bir ayrımını yaparak başlamak gerekiyor. Nominal varlık nedir diye anlatmadan önce de...

BIST

Geçtiğimiz sene 2021 ve hatta 2020‘nin devamı gibi olduğu için 2020‘den bu yana düşünmek daha doğru olacaktır, dünya borsalarında ilginç hareketler gördük. Bundan tabii...

Ekonomi

Türkiye’de konservatif kapital, yani konservatif kafanın, zihniyetin elindeki sermaye 21. yüzyıl ideallerini anlamanın çok uzağında olduğundan kendisini 21. yüzyılın ikinci yarısına atmayı başaramayacak. Bunun...

Felsefe

Klasik dönem felsefecilerinden Platon ve Aristoteles‘in insan-topluluk-devlet anlayışı üzerinden siyaset nedir, neden yapılır, neden yapılmalıdır gibi konuları konuşacağımız bir yazı olacak. Bunu anlatırken de...

Finans

Bu yazı daha önce başka bir yerde yayınlanmamış, direkt olarak Postevre’ye yazılmış bir yazı olacak ve konumuz da DeFi yani Merkeziyetsiz Finans. DeFi denen...

Econ 101

Enflasyonist ortamda paranın değerini korumak için yapılması gerekenler tarafında bu sefer daha özele inip borsa yatırımı enflasyonist ortamda iyi bir fikir midir konusunu tartışmamız...

Econ 101

Merkez bankaları bulundukları ülke piyasanın sorunsuz işlemesi için gerekli para arzını ve akışını kontrol eden bağımsız kurumlar olarak ortaya çıkmışlardır. Bu yazıda merkez bankacılığı...

Sosyoloji

Ta en başta söyleyeyim bu bir fütürizm yazısı değildir, fütürizmi 21. yüzyıl kıraathane muhabbeti olarak görüyorum. Ne o öyle yok sene 3487, galaktik otobanlar...

Sitemizde bulunan toplam yazı sayısı: 54